Veri merkezleri son yıllarda daha çok dikkat çekmeye başlasalar da veri merkezi ihtiyacının oluşması ve veri merkezlerinin kurulması esasen bilgisayar ihtiyacının doğmasından ve kullanılmaya başlamasından daha eski tarihlere dayanmaktadır. 1960’lı yıllarda oda boyutundaki cihazlar onlara özel, kontrollü sistem odası olarak tanımlanan odalarda tutulurlardı. Bilgisayar öncesi bu sistemlerin bedeli oldukça yüksekti. Dolayısıyla sadece askeri ve kamu alanında kendilerine özel kontrollü erişime izin verilen odalarda kullanılırdı. Bu cihazlar çalışma sırasında ısı üretikleri için odaların soğutulma ihtiyacı ortaya çıktı. Zaman içerisinde cihazların sayılarının artması, bunların birbirine bağlanması ve düzenlenmesi gibi ihtiyaçlar oluştu. Esasen bugün kabinetlere cihazların yerleştirilmesi, bunların birbirine bağlanması ve düzenlenmesi benzer bir durumdur. 1980 yıllarında bilgisayar dünyası gelişmeye ve ilerlemeye başladı, bilgisayarlar büyük odalarda değil her yere kurulabilir boyutlara dönüştü. Teknolojinin gelişim süreci incelediğinde rahatça bilgisayarlardan önce sistem odalarının varlığı görülmektedir. 1990 yıllarında sunucu – istemci ağ yapıları standartlaştı, sistem odalarının bu sunuculara ev sahipliği yapmaya başlamaları ile veri merkezleri gelişimi de başlamış oldu. Zaman içerisinde internetin gelişimi ile işletmeler 7x24 işlem yapabilecek sistemler kurmaya başladılar. İnternetin hızla yayılması, yapılan işlerin kapasitelerinin artması, bu işlemleri yapacak daha güçlü internet altyapısını destekleyen cihazların ihtiyacını ortaya çıkardı ve bu doğrultu da daha büyük, daha düzenli ve daha güvenli veri merkezlerine ihtiyaç duyuldu. O dönemin veri merkezlerinin yüksek bedelli çözümler sunması bazı firmaların kendilerine özel daha küçük veri merkezleri kurmalarına neden oldu. (Nutt, 2008)

Bilgisayar verileri ve ağları gün geçtikçe büyümeye devam ettiği için daha büyük ve profesyonel veri merkezleri dünya genelinde artmaktadır. Bu artış küreselleşme anlamında olumlu yorumlansa da bazende enerji tüketimi gibi olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Günümüz veri merkezi gereksinimleri, veri merkezi yöneticilerini getirdiği nokta da daha yaratıcı düşünme zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. (Casey, 2014)

Örneğin; Google’ın “Yüzen Veri Merkezi” patentini alması veri merkezleri gelişiminin ulaştığı noktayı göstermektedir. Buradaki amaç okyanus dalgalarıyla veri merkezine enerji üretmek ve aynı zamanda okyanus suyuyla sistemlerin ihtiyacı olan soğutmayı sağlamaktır. (Miller, 2008)

 

Veri merkezleri bugün hem donanımsal hemde yazılımsal daha verimli, esnek, modern, güvenilir, kontrollü ve çok büyük iş yüklerine hizmet edebilecek hale geldi. Bu konuda donanım üreticilerinin yanı sıra sanallaştırma teknojilerinin de katkısı oldu. Veri merkezi yöneticileri özel durumlar dışında avantajlarından dolayı sanallaştırma teknolojilerini tercih etmeye başladılar. Sanallaştırma; sunucudan, istemci bilgisayarlara, ağ sanallaştırmadan depolama aygıtlarına kadar birçok fiziksel ortamın sanallaştırılmasına imkan sağlamasıyla kullanımının önemli oranda artmasına neden olmaktadır. Sanallaştırma kullanımının artışı sonucu olarakta bulut bişim hayatımızda önemli bir yere ulaştı. Birçok firma ortak veri merkezlerini kullanmaya başladılar. Bu gibi nedenler veri merkezi yöneticilerinin sürekli geliştirme yapma ihtiyacını ortaya çıkartmaktadır.