Veri merkezi konumlandırma bütün çalışmaların en temelini oluşturmaktadır, dolayısıyla temelin sağlıklı şekilde inşa edilmesi gerekmektedir. Aksi taktirde yapılacak bir hata yüksek maliyet ve çabalarla yapılan bütün çalışmaların her an risk içinde olmasına neden olabilir. Dünya üzerinde bütün bölgeler bulundukları iklim şartları, doğal afetler, terör, yangın, patlama, teknoloji altyapıları bakımından farklılıklar gösterir. Veri merkezi inşa edilmeden önce titizlikle değerlendirilmesi gereken en önemli konu bölge ve arazinin bu iş için uygun verimlilikte olup olmamasıdır. Bunların yanı sıra veri merkezi seçiminde tesise enerji sağlama, tesisin yakın çevresinde iş yapan diğer tesislerin faaliyet alanları, hava alanı, trafik bölgeleri, deniz ve göllere yakınlığı yani yakın çevrede gelişen bütün olayların yer seçimi yapılırken hassasiyetle değerlendirilmesi gerekir. Yapılan en büyük hata işletmelerin veri merkezi seçimlerinde maliyet konusuna öncelik vermeleridir. Maliyet önemli bir konu olsada asıl önemli olan veri merkezinde barındırılan varlıkların maddi ve manevi değerleridir. Bu değerler para kaybından itibar kaybına kadar uzayabilmektedir. (Baweja, 2013; Gigerich, 2012)

Zenium Technology Partners tarafından Türkiye, İngiltere ve Almanya’da yapılan Büyüme, Risk ve Bulut Yönetimi Araştırması göstermiştir ki yapılan araştırma kapsamındaki veri merkezlerinin %45’i su baskınlarına, %43’ü depreme karşı dayanıklıdır, %60’ı ise risklerden uzak yerlere inşa edilmiştir. Aynı araştırmaya göre işletmelerin yarısı yaşanan doğal afetlerden etkilenmektedir. Bu durum hala bazı veri merkezlerinin doğal afetlere karşı yeteri kadar güvenli olmadığını gösteriyor. Özellikle %65’lik oran ile Türkiye’nin bu konuda en çok etkilenen ülke olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonuç veri merkezi kurulurken yer seçimi hatalarından ve veri merkezi inşaatına kadar gerekli özenin gösterilmemesinin sonucu olarak değerlendirilmektedir. (Zenium Technology, 2015)

Kurulum yeri seçerken etki eden bütün iç ve dış etkenlerin değerlendirilmesi gerekmektedir, “veri merkezinin konumlandırılacağı yer ile ilgili oluşabilecek felaket yüzdesi %68 civarındadır. (Alkan & Coşar, 2014; Ergünay, 2008)

Veri merkezleri için yapılan teknolojik işlemler kadar yer seçimi yapılırken o coğrafyada görülen doğal afetlerin ve ne sıklıkla görüldüğünün de göz önünde tutulması önemlidir. Bu problemlerin yaşandığı yerlerde veri merkezi kurulmaz veya gerekli tedbirler önceden alınır. Aksi taktirde veri merkezi farkında olunmayan gizli risklere sahip olur ve beklenmedik zamanda gizli risk olarak tanımlanan durum açık problem olarak veri merkezini tehlikeye sokar.

Veri merkezi yeri seçerken özellikle aşağıdaki ana konulara dikkat edilmesi gerekmektedir; (Gilly, 2012)

  •   Veri merkezi boyutu ve işletme maliyeti,
  •   Veri merkezi ve  zeminin sağlamlığı,
  •   Bölgede yaşanan doğal afetler (deprem, sel, heyelan, kasırga, hortum, tsunami, yanardağ patlamaları, çığ, vb. ) ve alınabilecek tedbirler,
  •   Çevresel faktörler (deniz, göl, trafik gibi faktörlere yakınlık ),
  •   Bölgede faaliyet gösteren diğer işletmelerin faaliyet alanları,
  •   Bölgede teknolojiden kaynaklı problemler (internet altyapısı),
  •   Bölgede insandan kaynaklı (terörizim, grev, hırsızlık, yangın) problemler,
  •   Enerji ve iletişim ağının kusursuz sağlanması,
  •   Elektrik, soğutma, veri iletişimi vb. maliyetlerin hesaplanması,
  •   İhtiyaç halinde veri merkezinin büyümesine olanak sağlaması,
  •   Büyüyen hacime göre elektrik ve veri iletişim değerlerinin artmasına imkan vermesi,
  •   Ziyaretçilerin kolay ulaşım sağlaması.

 Dünyada Doğal Felaketlerin Görülme Durumları. (Gesellschaft, 2013)

 

Türkiye’de yer seçimi

Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de veri merkezi yer seçimi yapılırken aynı konulara dikkat edilir. Türkiye bulunduğu jeolojik ve jeomorfolojik yapısı nedeni ile deprem, sel ve heyelan gibi doğal afetler görülmektedir. Önemli oranda görülen bu olaylar can ve mal kaybına neden olacak düzeydedir. Afetlerden etkilenme oranına göre dağılım yapıldığında %55’lik oranla deprem başta gelmektedir, sonrasında %21 heyelan, %8 su baskını, %7 kaya düşmesi, %4 çoklu afetler, %3 diğer afetler ve %2 çığ olarak sıralayabiliriz. Doğal afetler gerçekleşmeden önce, gerçekleşme sırasında ve sonrasında yapılması gereken bir çok işlem vardır. Türkiyede görülen afet sayıları ve etkileri aşağıdaki tabloda verildiği gibidir. (Gökçe, Özden , & Demir, 2008)

Türkiyede Görülen Afetler. (Gökçe, Özden , & Demir, 2008)

Afetler

Afet Olay Sayısı

Etkilenen Toplam
Afetzede Sayısı

Deprem

5318

158241

Heyelan

13494

59345

Su Baskını

4067

22157

Kaya Düşmesi

2956

19422

Çoklu Afetler

2024

12210

Diğer Afetler

1175

9237

Çığ

731

4384

Deprem; Türkiye’nin %66’sı 1’inci ve 2’inci derece deprem kuşaklarında bulunmaktadır. Türkiye’de yaşanan olay sayısına bakıldığında %18’lik paya sahip olan deprem etkisi bakımından %55’lik bir orana sahiptir. Bu özelliği ile deprem bölgesi özelliğini koruyan Türkiye veri merkezi kurulumu açısından incelendiğinde; karadeniz, doğu anadolu ve ege bölgeleri deprem felaketinin birinci derece yoğunlukta görüldüğü bölgeler olarak tespit edilmektedir. (Gökçe, Özden , & Demir, 2008)

 

Türkiye Deprem Haritası (Bülent Özmen, 1997)

Heyelan; Özellikle karadeniz, iç ve doğu anadolu bölgelerinde görülen heyelan olay sayısı bakımından %45’lik oran ile ilk sırada olmasında rağmen etki ve zarar bakımından %21’lik oran ile depremden sonra gelmektedir. Çoğunlukla karadeniz bölgesinde görülse de hemen hemen bütün illerin heyelandan belirli seviyelerde etkilendiği kayıt altına alınmıştır.  (Gökçe, Özden , & Demir, 2008)

Su baskını; Türkiye’de sık karşılaşılan olaylardan birisi de su baskınlarıdır. Bölgenin meteorolojik özellikleri ve insandan kaynaklı altyapı problemleri nedeni ile etki eden afetlerdendir. (Gökçe, Özden , & Demir, 2008)

Deprem, heyelan ve su baskınının yoğun olmasının dışında çığ, kaya düşmesi, çoklu afetler ve diğer afetlere maruz kalan Türkiye’de problem yaşamamak ve bir çözüme sahip olmak adına; oluşabilecek felaket türleri tespit edilip bu felaketlere karşı tedbirler alınarak hazırlıklar yapılır.

 

Veri merkezleri; felaket risk analizleri yapılmış (doğal afetler ve insan kaynaklı felaketler), ulaşım ve bilgi teknolojileri altyapısı bakımından incelenmiş, risk kuşaklarına sahip olmayan yerlere veya gerekli tedbirlerin alınmış olduğu alanlara kurulur.